Herşeyimizi anlatmıyoruz burada

IMG_20181207_214539_643.jpg

-Anne, şey diyicem sana. Bak çok ucuza uçuş varmış Ukrayna’ya; hemde iki ay sonra. Sınav tarihlerimede gelmiyor. Ne dersin?

-Al, git.

-Nasıl yani al, git?

-Gitmek istemiyor musun?

-Evet ama… çok kolay olmadı mı? Önce kavga etmemiz sonra benim kaçmam gerekmiyor mu?

-Hayır, bu sefer değil.

İşte o an büyüdüğümü hissettim. Güçlü, ayakları yere basan bir birey. Ailesinin güvenini kazanmış. Hiçbirşeyi gizlemek zorunda değil. Özgür…

Nerde kalsak, ne yapsak, nerelere gitsek. Kafayı bozmak benim işim.

Uçuş Ankaradan mı? Saat sabahın beşinde mi? Ne güzel.

Kuzenimde kalsam hmm. Olur olur ayarlarız bir şekilde. Ne de olsa en zor olan izin kısmını bir çırpıda hallettim.

Kolay oldu mu peki? CIK. Olmadı, olamadı.

 

Tamamen tek başıma ilk gezim. Tabiki sorun çıkıcak. Güzel yanı o ya. Herşey sıradan olsa anı dediğimiz güzel veya kötü anlar silsilesi nasıl oluşacak.

Esenboğa Havalimanı Ankara;

-Biletimi alabilir miyim?

-Check-in yaptınız mı?

-Evet

-Bakabilir miyim?

-Sisteminizde yok mu?

-Hayır sizin göstermeniz lazım.

-Iııı ben kaydetmedimki…

-100 TL vermeniz gerekiyor o zaman.

Çok şanslı başladım değil mi? Neyse olur böyle şeyler diyelim. Negatif enerji yok. Herşey güzel olucak.

Pasaport kontrolü geçildi. Otobüse binildi, merkeze gidildi. Taksici tarafından kazıklanılmaya çalışıldı. On kilo sırt çantası ile altı kilometre yüründü. Halen pozitif enerji baskın.

Nerde bu apartman. Elimde adresi beş altı kişiye sorarak bulamadığım adres de neyin nesi şimdi. Meğerse sistemin saçmalığı, numarası yazmayan apartman mı olur? Olur efendim. Peki apartmanın girişindeki kadın görevlinin bir kelime ingilizce bile anlamaması ve ısrarla birşeyler sorması. Neyse sinirlenmeyelim turistiz burda benim o dili bilmem gerek(!) Apartmanım beş kilometre mi uzakta? Pekala yürürüz, ayağımız alıştı ne de olsa. Uyuyalım madem.

Uyandık mı? Fiziksel olarak evet. Durun bir de ayaklarıma sorayım. Nasılsınız gençler yürüyelim mi birazcık dinlendiyseniz.

-Hayırrrr…

-O zaman koyulalım yola.

Gezik, eğlendik (Top Secret Files)

Sabah altı da servisin kalkacağı yere mi gitmem gerekiyor? Saat üç zaten. Tamam dinlenmeyelim madem. Bir kahve daha bakalım. Sonumuz hayırola. Aynı adreste beş tane mi servis var. O da güzel. Bulmam on beş dakika mı sürdü.

Yolculuk Çernobil. Otobüs bir dünya yabancı insanla dolu. Tanıştım hepsiyle, güzel insalar. Gezmeyi seven, tarihe ilgi duyan insanlar. Yeni milletlerden arkadaş edindik yine ayak üstü. Güzel güzel bedava kalacak yer demek, gezerken.

Sightseeing (Top Secret)

Dönelim mi? Dönelim artık. Ayaklarım konuşmaz oldu benle. Su topladı heralde. Neyse çalışıyor halen. Yürüyün lan. Yan yana durmayın, birbirinizi fişteklemeyin bakim.

 

Bugün mü napalım? Uyuyalım mı bol bol. Güneş mi batıcak birazdan. Olamaz. Hadi çıkalım dışarı. Gezdik gördük evimize gidip efendi efendi uyuyalım. Sabah erken kalkarız.

Saat beş mi yine, ne güzel. Tren istasyonu yedi kilometre mi? Daha güzel. Sırt çantamız sırtımızda, yürüyoruz yine bakalım. Tren istasyonundaki bilgi panosu Ukraynaca mı? Information yazılı yere gidip soralım ne de olsa ingilizce yazıyor? Sizde mi bilmiyorsunuz ingilizce? Çok güzel o zaman aval aval bakalım ekrana on beş dakika daha.

Son yirmi dakika tren için, ne yapsak ki? O çanta… markası… deuter(alman çantası) mı? Evet, sonunda bulduk hedefi. İngilizce bilmeme ihtimali olmayan biri. Ukraynada bir alman.

-Bakarmısınız, rahatsız ettim ama Ternopile gidicektimde ben, biletim de şu. Yardımcı olurmsunuz?

Sizde mi oraya gidiyorsunuz, çok mutlu oldum.

Geçti güzelinden bir altı saat trende. Tren garından şehrin merkezine ikiyüz metre mi? Şaka olmalı değil mi? Değil.

Hostelim tam şehir merkezindeymiş. Bu kadar şanslı olamam ama. Bir sorun çıkmalı.

Sorun: BURDAYIIMMMMM

Hostel aslında bir bar mı? Tek mi odası var? Barın içinde mi o da? Hah, bende endişe etmeye başlamıştım. Pekala, hostel görevlisi siz misiniz?

Evet şaşırmadık, hostel görevlisi tek kelime ingilizce bilmiyor. Google translate olmasa ölmüştük sanırım. Hostelden çıkış tarihim ve kahvaltıda ne istediğimi anlatmam yarım saat sürdü.

Duş alabilecek bir yer sordum ve cevap hüsran. Ne demek duş bar tuvaletinin olduğu yerde. İnsanlar sağa sola işerken ben duşa mı giricem?

Neyse, koy göte.

Couchsurfing kullanalım. Viktor adlı arkadaş gelsin bakalım. Gezdirsin bizi. Başımıza ne gelecek daha.

(Viktor gezdiri ve hiçbir ekstrem durum yaşanmaz)

İkinci gün sabahı viktor arabayla alır; sahile götürür, halkın içine sokar bizi.

Akşam ise… (Top Secret Files)

Ertesi gün gelir çatar. Hazırlanalım, gidelim artık. Yolcu yolunda gerek. Yataklı tren mi? Hmm severiz. Tren çok mu eski, sorun değil canım artık.

Lviv’e yaklaşırken;

İnsanlar üstlerini mi değişiyor bana mı öyle geliyor? Genci, yaşlısı, çocuğu… Kimse kimseye aldırmadan tamamen değişiyor yani üstünü. Peki, sadece alışık değilim. Aldırmayın bana.

Tren garından şehir merkezi sekiz kilometre mi? En sevdiğim…

%2 şarjım mı kaldı? Hemen oteli arayayım da gelip apartmanın önünde anahtarı teslim etsinler. Otel de ingilizce bilen yok mu? Otuz dakika bekleyeyim bari. Tam ümidim tükenmişken; beliriversin görevli. Ver anahtarımı git lan. Halim yok.

Couchsurfing kullanalım mı yine? En şanslı olduğumuz yer ne de olsa. Olga ile şarap mı içelim. Olurrr. Olga Antalya’da animator olarak mı çalışmış? Beş yıldızlı hapishane mi diyor? Tek muhabbetimizin bu olması mı? Neyse eski U.S Marine’den bir arkadaş da mı katılsın bize? Tabiki. Sarhoş mu gelsin? Evetttt.

Çok güldüm be o akşam. Çok iyi bir insandı o amerikalı kardeşimiz. İrtibatımız kesilmedi halen.

Güzel bir gecenin ardından hak ettik uykuyu. Sabah erken kalkıp gezeyim bari.

Viktor mu geldi Ternopilden. Beni gezdirmek için? Gezelimmmmm.

Acıktım.

Viktor beni gizli bir restorana götürdü. Kapıyı tıklattık. Asker açtı elinde tüfek. Banada “kapıyı kapat” diye bağırdı Türkçe olarak. Birer şat vodka attırdı bize. İndik restorana yedik içtik. Yan masa bir şişe içki içip opera yapınca tadından yenmedi.

Ertesi sabah mı oldu? Bu kadar çabuk. Herşeyi anlatmıyoruz dedik ya.

Otobüse binip gidelim havalimanına bakalım.

Geldiiiik.

Havalimanında elektrikler gitsin mi? AAAA sorunsuz olur mu canım?

Belarus uçağına bindik. Uyuyalım birazcık.

ZzZzZzZz….

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s