Bu son şarkımız

Küçük bir çanta yap, yürü dağlardan denizlere uzanan o dar engebeli yollardan. Başta o çanta ağır gelir sana. Yapman gereken kafanda bitirmek birşeyleri. Zor olan da tam budur işte. Kafanda bitirmek…

Ne kadar çok şey atarsan çantaya o kadar sırt ağrısı çekersin. Koyma işte onları çantana. Evet zor olsada dene. Gerçi bir süre sonra o sırt ağrısı sana normal gelmeye başlar ve sende şikayet etmeyi bırakırsın. Hatta çantayı çıkardığın anda bir boşlukta hissedip onun yokluğundan şikayet edersin. Gittiğin yerlerde, yeni insanlarla tanışırken o çantayı kenara koyup bir sohbet edersin. Sende biliyorsun bende, gözün hep çantanda ya birşey olursa. Olsa olsa yükün azalır ama istemezsin. Güzel anılar koydun o çantaya. Her ne kadar güzel vakit geçirsen de o çantayı sırtına tekrar alıp yollara koyulunca anlarsın değerini, senin için neler ifade ettiğini. Benim sırtımda ki yük işte bana bu yüzden tatlı gelir. Bırakmak istemiyorum.

Çantayı hazırladığım o an geldi. Şunu da koysam bunuda koysam. Seni varya, koymak istemiyordum o çantaya ama sensiz de olmuyor. Bir şekilde herşey sığar ya o çantaya. Tepiştirirsin herşeyi, kapanır o çanta bir şekilde. Benim sırtımda ki o yük var ya işte bana tatlı gelir. Çünkü bunlar benim sorunlarım; kimsenin değil. O çantayı hafifletmek için o sorunları çözmem gerekir.

Güneş hafif saçına dokunup, tenini okşarken derin bir nefes çekersin. Herşeyi unutursun bir anda. O ağırlığı verdiği acıları. O çanta olmasa o gün o anda orada olmazdın. Ona söylemek istediğim çok şey var ama çantamdam çıkarmakta istemiyorum bir yandan. İstiyorum ki hep sırtımda olsun, aklımda olsun. Yaşadığım onca güzel şeyin içinde onun sırtımda yarattığı o ağırlığı hissedeyim istiyorum.

Güneş tepelerin arkasından kaçmaya başlarken çadırını kurar odun toplarsın akşam ateşi için. Çantanı ya yanına koyarsın ateşin sıcaklığını tatsın diye yada çadıra koyarsın kimse zarar vermesin, üşümesin diye. Ateşin verdiği sıcaklık duyduğun çıtırtı sesleri odunlardan gelen. Ay ışığı aydınlatmış uzak diyarları. Baykuş sesleri kulağında ufak bir esinti var sanki. Bir çay demlersin ateşin üzerinde. Yudumlarken çayını sırtının acısı gider bir an da olsa. Ateş hafif hafif sönerken tulumunu serip çadırına girersin. Bir düşünce sarar vücudunu. Bu çantanın içindeki herşey lazım mı bana? Malesef ki cevabım hep evet oluyor. Kahretsin ki hiçbirşeyi çıkaramıyorum o çantadan. O çantadan seni çıkardığım gün benimle gelemezsin. Sana göstermek istediğim şeyleri göremezsin. O çanta sırtıma vurdukça aklıma geleceksin.20190420_215334.jpg

Ben çantamın ağırlığından memnunum. O çanta hep ağır kalıcak eğer sanada sorun olmuyorsa. Görüşürüz güzel günler, görüşürüz çantam. Hep yanımdasın, yanımda kal.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s